4 Ocak 2017 Çarşamba
Kurtarılmayı bekleyen papazın hikayesi... Siz' de kurtarılmayı bekliyor musunuz?
İnatçı Papazın hikayesini bilir misiniz? Aslında bir fıkradır ama bize çok şey de anlatır.
Önce hikayemiz;
Kasabayı sel götürüyormuş. Herkes bir tarafa kaçıyormuş. Papaz Efendi, diz çökmüş ve devam edermiş kilisede duaya:
- “Allahım bütün ömrümce sana inandım, sana sığındım. Her dediğini ciddiye aldım. ‘Yap’ dediklerini yaptım, ‘Yapma’ dediklerinden uzak durdum. Beni bu felaketten sağ salim çıkartacağından en ufak bir kuşkum yok, kurtar beni...”
Bu sırada kapıdan giren bir kasabalı, - “Haydi Peder” demiş, “Kayık bekliyor dışarıda. Bu bina da çok dayanmaz, gidelim”.
Papaz, kendinden emin bir tevekkülle cevap vermiş: “Siz gidin evladım, Yüce Tanrı beni nasıl olsa kurtaracak...”
Duaya rağmen sular yükselmeye devam edince, birinci kata çıkmış Papaz Efendi. Ama duaya devam: “Bütün ömrümce...” Bu arada, pencereden dışarıya bakmış göz ucuyla. Birisi bir kayıktan sesleniyormuş: “Muhterem Peder, son kalanları topluyoruz, haydi gelin bizimle...” Aynı ses rengiyle cevap vermiş Papaz Efendi: “Siz gidin evladım, Yüce Tanrı beni yalnız bırakmaz...”
Sular birinci kata ulaşınca ikinci kata çıkmış. Duaya devam: “Yap dediklerini yaptım...” Bakmış aşağıdan el sallayanlar var: “Lütfen Peder inat etmeyin, sadece sizin için geri döndük, binin şu kayığa...”
Cevapta bir değişiklik yokmuş: “Evladım, ben Yaratıcının himayesindeyim, o beni unutmayacaktır. Siz vakit kaybetmeyin...”
Sular yükseldikçe Papaz Efendi de biraz daha yukarılara çıkıyormuş. İkinci kattan basamaklara, oradan çan kulesine, nihayet kilisenin tepesindeki haça kadar tırmanmış; Allah tarafından kurtarılmayı bekliyor. Ama afet şöyle böyle değil. Sular önce paçalarını ıslatmış. Sonra dizkapaklarına ulaşmış. Kasıklarına kadar yükselince, işin ciddiyeti fark etmiş Papaz Efendi. Ölüm korkusuyla başlamış gökyüzüne doğru söylenmeye, bağırmaya çağırmaya:
“Beni unuttun, terk ettin. Bana bunu yapmayacaktın. Sana inandım, güvendim. Bütün ömrümce...” Gaipten gelen bir ses sözünü kesmiş Papaz Efendi’nin, “Kes ağlamayı, kes...” demiş Yaratıcı.
“Sana 3 kere kayık gönderdim, daha ne yapacaktım?”
Açıkcası maalesef herbirimizin zihinsel ve duygusal olarak beklentilerimiz var ve asılnda bizim için iyi gelecek fırsatları kaçırıyoruz sadece.
Dinlemiyoruz bile bazen karşımızdakini.... Sonuç olarak bize geleceğini düşündüğümüz dahaiyi fırsatların olacağını düşünüyoruz....
Papaz gibi Kurtarılmayı bekliyoruz...
Siz de kurtarılmayı bekleyenlerden misiniz?
Hikayeyi beğendiyseniz ve çevrenizdeki insanların da Papaz Efendi'nin durumuna düşmesini istemiyorsanız arkadaşlarınızla paylaşmaya ne dersiniz...
Sevgi ve Işıkla kalın... 😉
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder