kalp hastalıkları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kalp hastalıkları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Ocak 2017 Perşembe

Sağlıklı Yaşamak için Gıda Takviyelerin hayatımızdaki yeri - The Place of Food Rebels in Our Life fo





Çoğumuz  sağlıklı beslendiğimizi ve sağlıklı yaşadığımızı düşünürüz...  Peki aldığımız gıdalardan ne kadar eminiz ? Genetiği ile oynanmış ve böcek ilaçları ile korunan meyve ve sebzeler - tavuk ve et, havadan  metal ve kurşun soluyoruz.
Yediklerimize dikkat etmeye çalışırken bile, yediklerimizin içinde artık olmadığını bildiğimiz vitamin minerallere hasret ile yaşıyoruz.

Çevremizden duyduklarımızı uygulamaya çalışıyoruz ama belkide bilmeden daha fazla kirlilik bedenimize sokuyoruz.

Bedenimiz öyle bir çıkmaza giriyor ki, yavaş yavaş hastalanmaya başlıyor...

Normalde insan ömrü 150  yıl olduğu belirtiliyor ve Türkiye ortalaması  65 yaş.

Şu anda Kalp krizi ülkemizde vede tüm dünyada 1 numaralı ölüm sebebi olara görülmekte

Son dönemde kalp krizi görülme yaşı gittikçe düşmektedir. 30 yaş altında görülen kalp krizleri şaşırtıcı bir olay olmaktan çıkmıştır.

Artan sağlık problemlerinden dolayı, son zamanlarda Koruyucu hekimlik ve tamamlayıcı tıp önem kazanmakta.  

Peki sağlıklı yaşamak ve yaş almak için bir formül varmı?




28 Aralık 2016 Çarşamba

OMEGA 3 - Vücudun Üretemediği Ve En İhtiyaç Duyduğu Yağ




Omega 3 Takviyesi Seçerken


Herkese Omega-3 takviyelerinin sayısız faydalarından yararlanmalarını tavsiye ediyorum. Beyin sağlığını, kalp sağlığını korumak, bağışıklık sistemini desteklemek için Omega-3 yağ asitleri bulunmaz bir nimettir.

Bilmeniz gereken en önemli şey bütün Omega-3 yağ asitlerinin aynı olmadığıdır. Eğer kullandığınız besin takviyesi yeterli miktarda EPA ve DHA içermiyorsa, maalesef Omega-3 yağ asitlerinin sağlık faydaları açısından da sınıfta kalıyor demektir. Üstelik besin takviyesi için ödediğiniz parayı çöpe atıyor, daha da ötesi kandırılıyorsunuz! Gerçekten de birçok Omega-3 ya da balık yağı takviyesinin içinde bu değerli maddelerden o kadar az bulunur ki, hiçbir işe yaramazlar. Omega-3 üstüne birçok araştırma yapmış olan ve bu alanda dünyanın en önemli bilim insanlarından biri olarak kabul edilen Dr. Alex Richardson bu konudaki endişelerini şöyle dile getiriyor: “Piyasada satılan birçok omega-3 yağ asidi takviyesinin içinde yeterli miktarda EPA ve DHA bulunmuyor. Daha da kötüsü günlük almamız gereken omega-3 yağ asitleri miktarının ne kadar olduğuna dair resmi bir açıklama bulunmuyor. Bu da suistimal için bir zemin hazırlıyor.”

Doğru omega-3 seçmenin püf noktaları
Düşünün beyin sağlığınızı korumak, kalp krizi riskinizi azaltmak, hatta ve hatta ruhsal sağlığınızı garanti altına almak için üzerine onlarca, yüzlerce klinik araştırma yapılmış ve etkinliği kanıtlanmış bir madde var, ama ondan yararlanamıyorsunuz. Bilimin, balıkta, özellikle de soğuk su balıklarında bulunan bu değerli maddenin faydalarından yana kuşkusu yok. Bu noktada size dersinizi iyi çalışmak kalıyor.

Richardson, “Omega-3’ün sadece kalp krizi, inme gibi damar sağlığı ile ilgili sağlık problemleri değil göz sağlığı ve romatizma gibi enflamatuar hastalıklardan da korunmak için son derece etkili bir madde olduğu biliniyor. Ancak birçok kişi Omega-3’te bulunan EPA ve DHA’nın beyin fonksiyonları ve ruhsal sağlık açısından elzem maddeler olduğunu farkında bile değil.” Peki, gerçekten fark yaratacak Omega-3 takviyeleri satın alabilmek, doğru ürünü seçebilmek için nelere dikkat etmemiz gerekiyor?

Richardson, “Her şeyden önce satın alacağınız Omega-3’ün içinde EPA ve DHA bulunduğundan emin olun. Bitkisel orijinli Omega-3 takviyeleri bu değerli maddeleri içermez. Bu maddelerin varlığından emin olduktan sonra dikkat etmeniz gereken bir diğer konu ise ürünün içindeki omega-3 miktarıdır. Takviyenin etiketini dikkatlice inceleyin. Sağlık üstündeki olumlu etkilerinden faydalanabilmek için günde almanız gereken EPA ve DHA miktarının toplamda 1000 miligram civarında olması gerekiyor. Ve unutmayın, bu miktarı almak için genelde üreticinin önerdiği dozun üstüne çıkmanız gerekir”

Doğru omega-3 takviyesi seçmenin 7 kuralı:

1. Omega-3 takviyesi seçerken EPA/DHA oranının 3/2 ve katları olmasına dikkat edin. Bu oran ne kadar yüksekse, omega-3 takviyesinin kalitesi de o kadar iyidir.

2. Omega-3 takviyesi Trigliserid formunda olmalıdır. Etil ester formundaki omega-3 ürünleri insan sağlığı için uygun değildir. Bunları kullanmayın.

3. Omega-3 yağ asitleri, hava ile temas ettiklerinde okside olurlar ve yapıları bozulur. Dolayısıyla, Omega-3 yağlarının içine konulduğu kapsüllerin hava sızdırmazlık garantisi olduğundan emin olun.

4. İki parmağınızın arasına alıp sıktığınızda yumuşak olan kapsüller, hava sızdırırlar. Bu tür kapsüller Omega-3 yağ asitlerinin okside olmasına neden olur. Tekrar ediyorum: Hava sızdıran kapsüllerde bulunan Omega-3 yağlarını tercih etmeyin.

5. Bazı üreticiler, Omega-3 kapsüllerinin okside olarak bozulmasını engellemek için kapsülün içine azot gazı (Nitrojen) kabarcığı koyarlar. Omega-3’ün azot gazı kabarcığı ile birlikte kullanıldığı kapsüller ardında yüksek teknoloji bir üretim anlayışı vardır ve bu yöntem sayesinde değerli yağ asitleri bozulmadan etkinliklerini korurlar. Azot gazı insan sağlığı için zararsızdır (Soluduğumuz havanın çoğu azot gazından oluşur) ve bu sistemle üretilmiş ürünler doğru Omega-3 takviyeleridir. Eğer bulunursa, Omega-3’ün bu şekilde tercih edilmesi gerekir.

6. GDO ve ağır metaller içermedikleri üretici tarafından garanti altına alınmış Omega-3 takviyeleri kullanmaya özen gösterin. Bu garantiyi vermeyen ürünlerden hayır gelmez.

7. Kullandığınız takviyeler, ülkemizin mevzuatı gereğince, T.C. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılır. Bakanlık, her ürün için ayrı bir “Takviye Edici Gıda Onay Numarası” verir. Aldığınız her ürünün etiketinde bu numarayı arayın. Bu numaraya sahip olmayan ürünleri kullanmayın.

Önemli bir not:
Tekrar altını çizmek istiyorum: Her balık yağı omega-3 demek değildir. Mesela satın aldığınız takviyenin üstünde 1200 miligram balık yağı yazıyor olabilir. Ama bu balık yağının miktarıdır, içindeki faydalı aktif maddelerin değil. Yani, 1200 miligram balık yağının içindeki EPA ve DHA’nın toplamı 100 miligram olabilir. Eğer durum böyleyse bu şekilde yapılan omega-3 takviyesini rafa geri bırakın derim!

https://www.umitaktas.com/saglik…/omega-3-takviyesi-secerken


*** Omega - 3 İlaç değildir. Gıda Takviyesidir.   ***

2 Kasım 2016 Çarşamba

Tam Besleniyor Muyuz?

Tam Besleniyor Muyuz?

Besin eksikliğin vücüdümuzda bazı sinyaler verdiğini biliyor muydunuz?

Çoğumuz "Şu (XYZ hastalık) beni asla yakalamaz" veya "Genciz ve her tür hastalık ile savaşabiliriz"düşünürken sağlığımızın garantide olduğunu düşünürüz.



Kötü beslenme, sağlıksız yaşam tarzı ne kadar çok insanı hasta ediyorsa da, bununla beraber kronik hastalıkların arttığı gerçeği ile de karşı karşıyayız.

7 ortak Beslenme Yetersizlikleri

1.-  Kalsiyum;
Kalsiyum, güçlü kemikler, kas ve sinir fonksiyonunu muhafaza etmek için önemlidir.
Kalsiyum eksikliği işaret; yorgunluk, kas krampları, anormal kalp ritimleri ve iştahsızlık belirtiler arasındadır.

2.- Vitamin D
Bu vitamin kemik sağlığı için önemlidir. Yorgunluk, kas ağrıları veya zayıflığı - D vitamini eksikliği belirtileridir.
"Uzun vadede devam ederse, bir D vitamini eksikliği kemik yumuşamasına yol açabilir,"

3.- Potasyum
Potasyum böbrekler, kalp  ve diğer organların düzgün çalışmasına yardımcı olur. Araştırmalara göre böbrek rahatsızlığı ishal veya kusma, aşırı terleme, ya da antibiyotikler kısa vadede potasyum düşmesine neden olabilir.
Bir eksikliği belirtileri kilo kaybı, kas zayıflığı, kabızlık ve ciddi vakalarda, anormal kalp ritmi içerir.

4.- Demir
Demir vücudunuzun kırmızı kan hücreleri yapmanıza yardımcı olur. Demir düzeyi çok düşük olduğunda, vücudunuzun etkin bir oksijen taşıyamaz.
Ortaya çıkan anemi yorgunluğa neden olabilir. Ayrıca soluk ve mat cilt, ince, seyrek saçları  fark edebilirsiniz.

5.- B12 Vitamini
B12 vitamini DNA üretimini yardımcıdır ve beyinde nörotransmitter olmasına yardımcı olur.
Harvard Sağlık Yayınları göre, Vitamin B12 eksikliği vejeterjanların artması ve zayıflama ameliyatlarının çoğalmasından dolayı daha yaygın hale gelmektedir.
Şiddetli B12 eksikliğinin belirtileri bacaklar, eller, veya ayaklarda uyuşma; yürüme ve denge ile
ilgili sorunlar; anemi; yorgunluk; zayıflık; şiş ve iltihaplı dil; hafıza kaybı; paranoya; depresyon; Kaygı bozukluğu; halüsinasyonlar.
Hayvansal kaynaklardan B12 vitamini alabilirsiniz. "Daha fazla balık, tavuk, süt, ve yoğurt yiyerek
B12 seviyelerini atırabilirsiniz,".

6.- Folik Asit - Folat
Folat ya da folik asit, çocuk doğurma yaşına gelmiş kadınlar için özellikle önemli bir vitamindir.
Araştırmalar, bir folat eksikliğinin, doğmamış bir çocuğun hücrelerinin ve büyük kırmızı kan hücrelerinin toplam sayısı yanı sıra, nöral tüp defektlerinde bir azalmaya neden olabileceği göstermiştir.
Folat eksikliği belirtileri yorgunluk, gri saç, ağız ülseri, kötü büyüme ve şişmiş dil

Tıp Gıda ve Beslenme Kurulu Enstitüsü hamile kalmayı düşünen kadınlar için günlük folik asit takviyesi almasını tavsiye etmektedir.

7.- Magnezium
Magnezyum desteği kemik sağlığında ve enerji üretiminde yardımcı olur. Sağlıklı insanlarda eksikliği nadir görünmektedir.
Uluslararası Ensitütü Diyet Takviyeler Sağlık Dairesine  göre, bazı sağlık koşullarda, ilaç alımında ve fazla alkol tüketiminde magnezum eksikliğine rastanabilir.
Magnezyum eksikliği iştahsızlık, bulantı,kusma, yorgunluk ve halsizlik kaybına neden olabilir. Daha ciddi durumlarda,  uyuşukluk, kas krampları, nöbetler, anormal kalp ritimleri, kişilik değişiklikleri, ya da potasyum veya kalsiyum düzeylerinin düşmesine yol açabilir.


Eğer kronik bir hastalığınız oluşursa, durumu geriye almak çok geç ya da çok zor olabilir.
Yapılacak en iyi şey, sağlıklı yaşayarak mineral ve vitamin desteklerinizi alarak hastalığı önlemeniz.

Maalesef günümüzün şartlarında bedenimizin ihtiyacı olanını yeterince alamıyor.

Özellikle büyük şehirlerde soluduğumuz havanın kirliği, yediğimiz besinlerin değişikliğe uğraması bunlara bir sebep.

Takviyeler, sağlığınızı artırmak için gerçekten harika bir yoldur.

Kendinizde anormal bir durum olduğunu düşünüyorsanız, hiç zaman kaybetmeden ilk olarak Aile Doktorunuza başvurun.

Lütfen unutmayın. Önemli olan hastalıklardan kurtulmak değil. Önemli olan şu anda DR 'larımızın üzerinde durduğu "KORUYUCU HEKİMLİK" ile sağlığımızı korumak ve daha iyi ve kaliteli bir hayata kucak açmak.

Her nefes bize verilmiş yeni bir şanstır. Önemli olan bu şansı iyi değerlendirmek.

Sevgi ve ışıkla kalın...