vitamin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
vitamin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Ocak 2017 Pazar

Vitamin ve Depresyonun İlişkisi




İyi Bir Vitamin Takviyesi Tam Tamına Doktorun Yazdığı Olabilir. Hiç, depresyon için bir vitamin alabilmeyi umdunuz mu? Evet, bazılarınız için bu iş bu kadar basit olabilir. Depresyon belirtilerine yol açan pek çok vitamin yetersizliği vardır...


B-Kompleks Vitaminleri

B-Kompleks vitaminleri fiziksel ve ruhsal sağlığımız için yaşamsal önemdedir. Bunları vücudumuzda biriktiremeyiz, dolayısıyla tamamen dışarıdan, günlük beslenmemizle alınmasına ihtiyacımız vardır.
B vitaminleri alkol, rafine şekerler (çay şekeri gibi kana çabuk karışan şeker tipleri, çeviren) nikotin ve kafein tarafından yok edilir (tanıdık geliyor mu???, çeviren), bu nedenle pek çok insanın bu vitaminlerce yetersiz düzeyde olması normaldir.

İşte B-Kompleks vitaminleriyle depresyon arasındaki bağa ilişkin güncel bulguların bir özeti:
B1 Vitamini (tiyamin): Beyin bu vitamini glükoz veya kan şekerini yakıta çevirmek için kullanır. Onsuz, beyin enerji bakımından yetersiz düşer.
Bu da bitkinlik, depresyon, sinirlilik, endişelilik ve hatta ölüm düşüncelerine bile yol açabilir (bu da çok tanıdık, değil mi???, çeviren). Yetersizlik aynı zamanda hafıza sorunlarına, iştah kaybına, uykusuzluğa ve sindirim sistemi sorunlarına yol açar. Rafine şeker (yukarıda bahsettiğim gibi, kolay eriyen basit şekerler, çeviren) tüketimi vücudun B1 birikimini tüketir.

B3 Vitamini (niyasin): Psikoz ve demans gibi semptomlara yol açan pellagranın (vitamin yetersizliğinden dolayı deride meydana gelen bir hastalık, çeviren), diğer belirtilerle birlikte niyasin eksikliği sonu oluştuğu ortaya çıkmıştır. Artık pek çok ticari gıda niyasin içermektedir ve de pellagra neredeyse tamamen yok olmuştur. Ancak, klinik belirtiler vermeyen B3 vitamini yetersizlikleri ajitasyon (sinirlilik, gerginlik hali, çeviren) ve gerginliğe yol açtığı gibi fiziksel ve ruhsal yavaşlamaya da yol açar.

B5 Vitamini (Pantotenik asit): Yetersizliğinin belirtileri, bitkinlik, kronik stres ve depresyondur. B5 vitamini honmonel oluşum, amino asitlerin emilimi ve asetilkolin adlı beyin kimyasalı için gereklidir ve hep birlikte bunlar, belli bir takım depresyonların önlenmesi için gereklidir.

B6 Vitamini (piridoksin): BU vitamin, tüm proteinlerin ve bazı hormonların yapı taşı olan amino asitlerin işlenmesinde yardımcı olur. SERATONİN, MELATONİN ve DOPAMİN (duymuş muydunuz???, çeviren) üretiminde gereklidir. Az görülse de yetersizliği, bağışıklık sistemi zayıflığı, deri lezyonları ve ruhsal karmaşaya yol açar. Marjinal bir yetersizlik, bazen alkoliklerde, böbrek yetersizliği hastalarında ve oral konstraseptif kullanan kadınlarda görülebilir. MAOI’lar (monoamin oksidaz inhibitörü denen bir antidepresan grubu, çeviren), ironik biçimde bu vitaminin yetersizliğine yol açabilir. Pek çok beslenme odaklı doktor, çoğu diyetin bu vitaminin yeterli miktarını sağlamadığını düşünmektedir.

B12 Vitamini: B12 vitamini kırmızı kan hücresi oluşumu için önemli olduğundan, yetersizliği, “ölümcül anemi” (yanlış çevirmiş olibilirim, tıbbi hedesel karşılığını bilen varsa yazsın, çeviren) denen bir probleme yol açmaktadır. Bu bozukluk, duygusal salınımlara, paranoyaya, sinirliliğe, kafa karışıklığına, demansa, halisünasyonlara, maniye ve ileri aşamada iştah kaybı, dikkatsizlik, sersemlik, zayıflık, nefes yetersizliği, kalp palpasyonları, ishal ve el ve ayaklarda karıncalanma hislerine yol açar. Yetersizliğin oluşması uzun zaman alır çünkü bünye karaciğerde 3-5 yıllık bir depo tutar. Yetersizlik baş gösterdiğinde, bu genellikle B12 vitamininin bağırsaklardan emilimine izin veren içsel bir etmene, bir enzimin yokluğuna bağlıdır. İçsel faktör yaşla yok olduğundan, yaşlı insanlar B12 yetersizliğine daha yatkındır.

Folik Asit: Bu B vitamini DNA sentezi için önemlidir. Aynı zamanda SAM (S-adenosil metionin) üretimi için de gereklidir. Yetersiz beslenme alışkanlıkları ve hastalık hali, alkolizm ve aspirin, doğum kontrol hapları, barbitüratlar ve antikonvüülsanlar gibi bazı ilaçlar, folik asit yetersizliklerine katkıda bulunur. Genelde B12 vitaminiyle birlikte ele alınır çünük B12 yetersizliği, folik asit yetersizliğini maskeleyebilir. Hamile kadınların, gelişen fetusta nöral tüp bozukluklarının önüne geçilebilmesi için sıkça bu vitamini almaları önerilir.

Depresyon için Vitamin mi?

C Vitamini
Klinik belirti vermeyen yetersizlikler depresyona, bu da takviye gerekliliğine yol açabilir. Takviye, özellikle ameliyat veya iltihabi bir rahatsızlık geçirmişseniz önemlidir. Stres, hamilelik ve emzirme aynı zamanda vücudun C vitamini ihtiyacını arttırır, diğer taraftan aspirin, tetrasiklin ve doğum kontrol hapları vücut depolarını azaltabilir.

Mineraller
Birçok mineralin yetersizliği de depresyona yol açabilir.
Magnezyum: Yetersizliği depresif belirtilerle birlikte şaşkınlık, ajitasyon, tedirginlik ve halisünasyonlar gibi birçok fiziksel probleme de yol açabilir. Pek çok diyet yeterli magnezyum içermez ve aynı zamanda stres magnezyum azalmasına katkıda bulunur.
Kalsiyum: Azalması merkezi sinir sistemini etkiler. Düşük kalsiyum seviyeleri tedirginlik, korku, endişe, evham, sinirlilik ve duygusuzluk, uyuşukluk gibi durumlara yol açar.
Çinko: Yetersizliği ilgisizlik, iştah yoksunluğu ve uyuşukluğa yol açar. Çinko yetersiz kaldığında vücuttaki bakır toksik seviyelere yükselebilir ve bu da paranoya ve korku haline yol açar.
Demir: Depresyon genellikle kronik bir demir yetersizliği semptomudur. Diğer semptomlar da genel zayıflık, neşesizlik, bitkinlik, iştah azlığı ve baş ağrılarını içerir.
Manganez: Bu metal, B-kompleks ve C vitaminlerinin uygun kullanımı için gereklidir. Amino asit oluşumunda rolü olduğundan, yetersizlik serotonin ve norepinefrin yetersizliğinden kaynaklanan depresyona yol açabilir. Manganez aynı zamanda kan şekerini dengeler ve hipoglisemik duygu durum salınımlarının önüne geçer.
Potasyum: Azalması genellikle depresyonla, ağlamaklılık, zayıflık ve bitkinlikle alakalıdır.

Nancy Schimelpfening
http://depression.about.com/




Herhangi bir kronik rahatsızlığınız varsa DR'unuz danışmanızı tavsiye ederim. 



28 Aralık 2016 Çarşamba

Sağlıklı bir Cilt için yapılması gerekenler...




Doğru adımları atarak nasıl sağlıklı bir cilde sahip oluruz?
Sağlıklı bir cilde sahip olmak için cildi dıştan etkileyen faktörleri iyi yönetmek gerekir. Bilindiği gibi cildin yaşlanmasında ve sağlığında içten ve dıştan gelen olmak üzere iki tür etken söz konusudur. İşte biz insanların yapabilecekleri şeyler dıştan gelen faktörler ile ilgilidir. Kişinin bu faktörlere dikkat etmesi ve iyi yönetmesi sağlıklı ve güzel bir cilt için gerekli şartlardır...

- Yapılan araştırmalar iyi bir nefes alıp verme egzersizinin de güzel ve sağlıklı bir ciltte etkili olduğunu ortaya koymuştur. Öncelikle yapılması gereken doğru nefes alma yöntemini uygulamaktır. Doğru nefes alma vücuda bol oksijen girmesini, doğru nefes verme ise aldığımız nefesten dolayı açığa çıkan karbondioksiti dışarı atmamız için önemlidir.
Doğru nefes alıp vermenin cilt için önemli faydası vardır. Doğru nefes almada burundan nefes alarak oksijeni karnımıza kadar doldurmak gerekir. Sonra aldığımız nefesi biraz tuttuktan sonra yavaş bir şekilde veririz. Alınan nefes ağızdan verilmelidir. Ayrıca nefes verirken ciğerlerden tamamen atılmalıdır. Bilindiği gibi iyi bir nefes alıp verme egzersizi stresle mücadelede de etkili bir yoldur. Stresinde cilt üzerindeki olumsuz etkileri bulunmaktadır.

- Gün içinde bol bol su içmek cildi nemlendirir ve toksinlerden arındırır. Özellikle cildi kuruyan ve çatlaklar oluşan kişiler gün içinde bol bol su içmelidir. -
- Güzel ve sağlıklı bir cilt için düzenli ve yeterli uyumak da gereklidir. Düzenli ve yeterince uyumayan kişilerin ciltleri sorunlu görünür. Kişi uyuyunca uyku sırasında ciltteki hücrelerde yenilemeler olur. Böylelikle cildin yaşlanması daha geç olur. ( İçmeniz gereken su miktarının kilonuzla orantılı olduğunu unutmayın !!!) -

- Sağlıklı bir cildin olmazsa olmazlarından birisi düzenli olarak spor ve egzersiz yapmaktır. Düzenli olarak egzersiz yapılması damarlarımızdaki kanın vücutta daha iyi dolaşmasını sağlar. Kan dolaşımının iyi olması tüketilen besinlerin daha iyi sindirilmesine ve emilimine yardımcı olur.
Düzenli egzersizin ilk aşamalarında kişinin cildi daha sağlıklı bir görünüm almaya başlar. Sonrasında ise cilt sürekli olarak kendini yenilemeye başlar Bunun anlamı ciltteki hücrelerin yenilenmesidir. Yenilenen hücreler elbette ki yaşlanmayı geciktirir. Tabi egzersiz yaparken kişinin bulunduğu yaş dönemini de dikkate alarak yapmak gerekir. Genç bir insanın yapacağı egzersizle daha olgun yaştaki bir kişinin yapacağı egzersizin şekli ve dozu farklı olacaktır.
Açık havada da egzersiz yeterince temiz hava ve oksijen depolamak için elverişli olabilir. Fakat güneşin yoğun olduğu ve sıcaklığın kendini iyice hissettirdiği öğlen saatlerinde spor yapmak cilt için zararlı tesirler yapacaktır. Dolayısıyla açık havada spor yaparken güneş faktörünü de değerlendirmek gerekir.

- Beslenme konusunun da sağlıklı ve güzel bir cilde sahip olmada etkisinin olduğu bilinmektedir. Yediğimiz ve içtiğimiz besinlerden dolayı vücutta bazı zararlı maddeler açığa çıkar. Vücuttaki böbrek, karaciğer ve bağırsak gibi organlar vasıtasıyla atılır. Fakat dengesiz ve sağlıksız beslenmeden kaynaklı olarak bu organlarda sorunlar oluşabilir ve bu organların istenilen şekilde çalışmasında sorun oluşabilir. Bu da vücuttaki zararlı maddelerin dışarı atılmasını engeller veya sorunlu olur.

- Ayrıca sigara ve alkol kullanımı, aşırı yağlı yiyecekler tüketme gibi etkenler de böbrek, karaciğer ve bağırsakların düzenli olarak çalışmasını engeller. Düzenli olarak çalışmayan bu organlardan dolayı ciltte çeşitli lekeler ve sorunlar oluşabilir. Kafeinli içeceklerin de bu yönde olumsuz bir etkisi vardır.

- Sağlıklı ve düzenli beslenme, yetersiz beslenme değildir. Kişi yeterince beslenmelidir ve alması gereken proteinleri, vitaminleri ve mineralleri almalıdır. Aksi halde ciltte yine sorunlar oluşabilir. Örnek vermek gerekirse; yeterince protein almayan bir kişinin cildi daha solgun, cansız ve kuru görünür. Yeterince C vitamini almayan kişinin cildi soluklaşır ve güçsüzleşir. Yeterince A vitamini almayan kişinin cildi kuru görünür ve cilt daha hızlı yaşlanır. Aynı şekilde diğer vitaminlerin eksikliklerinde de pürüzlü ciltler, kuru ve solgun ciltler, ciltte çatlaklar gibi durumlar oluşur.

- Sağlıklı bir cilt için çinko minerali, beta-karojen ve E vitamininin de önemli olduğu bilinmektedir. Bu amaçla beslenmede taze meyve ve sebzelere ağrılık vermek, balık tüketmek, bakliyatlardan beslenmek çok önemlidir. Ayrıca yemeklerde saf zeytinyağı kullanmak da cilt sağlığı için oldukça faydalıdır. Çünkü saf zeytinyağı önemli bir yağ asididir.

*Alıntı

2 Kasım 2016 Çarşamba

Tam Besleniyor Muyuz?

Tam Besleniyor Muyuz?

Besin eksikliğin vücüdümuzda bazı sinyaler verdiğini biliyor muydunuz?

Çoğumuz "Şu (XYZ hastalık) beni asla yakalamaz" veya "Genciz ve her tür hastalık ile savaşabiliriz"düşünürken sağlığımızın garantide olduğunu düşünürüz.



Kötü beslenme, sağlıksız yaşam tarzı ne kadar çok insanı hasta ediyorsa da, bununla beraber kronik hastalıkların arttığı gerçeği ile de karşı karşıyayız.

7 ortak Beslenme Yetersizlikleri

1.-  Kalsiyum;
Kalsiyum, güçlü kemikler, kas ve sinir fonksiyonunu muhafaza etmek için önemlidir.
Kalsiyum eksikliği işaret; yorgunluk, kas krampları, anormal kalp ritimleri ve iştahsızlık belirtiler arasındadır.

2.- Vitamin D
Bu vitamin kemik sağlığı için önemlidir. Yorgunluk, kas ağrıları veya zayıflığı - D vitamini eksikliği belirtileridir.
"Uzun vadede devam ederse, bir D vitamini eksikliği kemik yumuşamasına yol açabilir,"

3.- Potasyum
Potasyum böbrekler, kalp  ve diğer organların düzgün çalışmasına yardımcı olur. Araştırmalara göre böbrek rahatsızlığı ishal veya kusma, aşırı terleme, ya da antibiyotikler kısa vadede potasyum düşmesine neden olabilir.
Bir eksikliği belirtileri kilo kaybı, kas zayıflığı, kabızlık ve ciddi vakalarda, anormal kalp ritmi içerir.

4.- Demir
Demir vücudunuzun kırmızı kan hücreleri yapmanıza yardımcı olur. Demir düzeyi çok düşük olduğunda, vücudunuzun etkin bir oksijen taşıyamaz.
Ortaya çıkan anemi yorgunluğa neden olabilir. Ayrıca soluk ve mat cilt, ince, seyrek saçları  fark edebilirsiniz.

5.- B12 Vitamini
B12 vitamini DNA üretimini yardımcıdır ve beyinde nörotransmitter olmasına yardımcı olur.
Harvard Sağlık Yayınları göre, Vitamin B12 eksikliği vejeterjanların artması ve zayıflama ameliyatlarının çoğalmasından dolayı daha yaygın hale gelmektedir.
Şiddetli B12 eksikliğinin belirtileri bacaklar, eller, veya ayaklarda uyuşma; yürüme ve denge ile
ilgili sorunlar; anemi; yorgunluk; zayıflık; şiş ve iltihaplı dil; hafıza kaybı; paranoya; depresyon; Kaygı bozukluğu; halüsinasyonlar.
Hayvansal kaynaklardan B12 vitamini alabilirsiniz. "Daha fazla balık, tavuk, süt, ve yoğurt yiyerek
B12 seviyelerini atırabilirsiniz,".

6.- Folik Asit - Folat
Folat ya da folik asit, çocuk doğurma yaşına gelmiş kadınlar için özellikle önemli bir vitamindir.
Araştırmalar, bir folat eksikliğinin, doğmamış bir çocuğun hücrelerinin ve büyük kırmızı kan hücrelerinin toplam sayısı yanı sıra, nöral tüp defektlerinde bir azalmaya neden olabileceği göstermiştir.
Folat eksikliği belirtileri yorgunluk, gri saç, ağız ülseri, kötü büyüme ve şişmiş dil

Tıp Gıda ve Beslenme Kurulu Enstitüsü hamile kalmayı düşünen kadınlar için günlük folik asit takviyesi almasını tavsiye etmektedir.

7.- Magnezium
Magnezyum desteği kemik sağlığında ve enerji üretiminde yardımcı olur. Sağlıklı insanlarda eksikliği nadir görünmektedir.
Uluslararası Ensitütü Diyet Takviyeler Sağlık Dairesine  göre, bazı sağlık koşullarda, ilaç alımında ve fazla alkol tüketiminde magnezum eksikliğine rastanabilir.
Magnezyum eksikliği iştahsızlık, bulantı,kusma, yorgunluk ve halsizlik kaybına neden olabilir. Daha ciddi durumlarda,  uyuşukluk, kas krampları, nöbetler, anormal kalp ritimleri, kişilik değişiklikleri, ya da potasyum veya kalsiyum düzeylerinin düşmesine yol açabilir.


Eğer kronik bir hastalığınız oluşursa, durumu geriye almak çok geç ya da çok zor olabilir.
Yapılacak en iyi şey, sağlıklı yaşayarak mineral ve vitamin desteklerinizi alarak hastalığı önlemeniz.

Maalesef günümüzün şartlarında bedenimizin ihtiyacı olanını yeterince alamıyor.

Özellikle büyük şehirlerde soluduğumuz havanın kirliği, yediğimiz besinlerin değişikliğe uğraması bunlara bir sebep.

Takviyeler, sağlığınızı artırmak için gerçekten harika bir yoldur.

Kendinizde anormal bir durum olduğunu düşünüyorsanız, hiç zaman kaybetmeden ilk olarak Aile Doktorunuza başvurun.

Lütfen unutmayın. Önemli olan hastalıklardan kurtulmak değil. Önemli olan şu anda DR 'larımızın üzerinde durduğu "KORUYUCU HEKİMLİK" ile sağlığımızı korumak ve daha iyi ve kaliteli bir hayata kucak açmak.

Her nefes bize verilmiş yeni bir şanstır. Önemli olan bu şansı iyi değerlendirmek.

Sevgi ve ışıkla kalın...

17 Ekim 2016 Pazartesi

Omega 3 ve Evcil Hayvanlarımız



Bu günlerde ek gıda ile ilgili bazı araştırmalar yapıyorum ve sık sık aslında evde bizimle kalan Evcil dostlarımızın da bizim kadar ek gıdalara ihtiyaçları olduğunu görüyorum.

Resimde gördüğünüz Puki. 11 aylıkken benimle yaşamaya başladı ve şu anda 11 yaşında. Barınağa gitmesin diye aldım. Elimden geldiğince sağlıklı ve kaliteli bir hayatı olmasını istediğimden iyi bakıyorum güzel dostuma.  Geçen sene kan testi sonuçlarını aldığımda Veteriner, onun çok iyi beslendiğini ve bakıldığını ve yaşına göre testlerin çok iyi olduğunu belirtti. Sanırım bunlar dönem dönem verdiğim Vitamin ve desteklerle ilişkili.









Omega 3 bunların en başı.  Omega 3 içeren bir mama veya Omega 3  haricen kendi kullandığınız bir ürün verebiliyoruz. Ben Puki 2 yaşındayken geçirdiği rahatsızlık nedeniyle Solgar'ın Omega 3 ünü vermiştim. Şimdi ise kendi kullandığım Kyan Sunset'i veriyorum  çünkü vahşi Alaska somon balığı, soğuk suda yaşayan bir balık olduğundan zengin bir Omega3 sunmaktadır.
Ayrıca vejeteryan bir balık olduğundan diğer balıkları beslenme amacıyla yemediğinden ağır metal içermez. Ayrıca Kyani Sunset E Vitamini ile zenginleştirilmiş bir formüle sahiptir.

Kedilerde ve köpeklerdeki Omega yağ asitlerinin faydaları şunlardır;

- Bilimsel araştırmalarda Omega yağ asitlerinin köpeklerdeki ekzamayı önleme açısından fayda görülmüş.
- Deri ve tüy sağlığının korunması
- Bağışıklık sisteminin güçlenmesi
- Kötü huylu kanser hücrelerinin oluşma riskini azaltır
- Köpeklerde şeker hastalığı riskini azaltır.
- Kandaki kolsterol seviyesinin düşmesinde yardımcı olur
- Sinir sisteminin gelişmesinde yardımcı olur
- Kalp hastalıklarında korumasağlar
- Zeka geliştirici özelliği ile insanlarda olduğu gibi hayvanlarda da etkisi vardır.
- Düzenli olarak Omega 3 ile zengin besinler veya takviye tüketenlerde beyin yaşlanması da gecikmektedir. 

Konu ile ilgili yardım almak isterseniz lütfen mesaj gönderin.